BİYOGRAFİ
Placebo ; vokal, gitar ve basta Amerikan-iskoç Brian Molko, 
bateri, perküsyon ve dijeriduda İngiliz Steve Hewitt, bas, akustik, elektro 
gitar ve piyanoda İsveçli Stefan Olsdal'dan oluşuyor. Grup için her şey 1980 
yılında başladı. İkisi de 8 yaşlarında olan Brian ve Stefan, Lüksemburg'da 
Amerikalı çocukların gittiği bir okulda eğitim görüyorlardı. Brian, o yaşlarında 
istediği arkadaşlıkları kuramamış ve çocukluğunun uzun bir dönemini bu anlamda 
yalnız geçirmişti. En büyük hayali sağlam dostlar edinip Londra'ya 
gitmekti.Yıllar sonra okul bittiğinde, Brian ve Stefan Londra'ya taşındı. Ancak 
aralarında herhangi bir arkadaşlık ilişkisi yoktu. 1994 yılında bir gün, Manş 
Tüneli'nin çıkışında karşılaştılar ve uzun süre sohbet ettiler. O günün 
akşamında Brian'ın evinde müzik yapmaya karar vermeleri, Placebo için atılan ilk 
adımdı belki de. Stefan, Brian'ın gitar çalışına ve vokal tarzına hayran 
kalmıştı. İki genç, müzik grubu kurma planları yapmaya başlamış, tek 
eksiklerinin iyi bir baterist olduğuna karar vermişlerdi. Daha önce Stefan ile 
birlikte çalışan ve perküsyon okumak için Londra'da bulunan İsviçre asıllı 
Robert Schultzberg'i de aralarına alarak "Ashtray Heart" adlı bir grup kurdular. 
Brian, grubun kurulmasından önce tiyatro okuyordu. Daha sonra fikrini 
değiştirerek müzik yapmaya ve tüm çalışmalarını gruba yoğunlaştırmaya karar 
verdi. Kısa süre içinde topluluk, kimlik değişikliğine gitti ve bugün tüm 
dünyanın tanıdığı o büyülü isme karar verildi: "Placebo". (Placebo, bir tıp 
terimi... Bazı hastalar etkisiz bile olsa bazı ilaçların faydası olacağına 
inanırlar. Bunlar hastanın ikna edilemediği durumlarda onu rahatlatmak için 
verilen orjinal görünümde sahte ilaçlardır. İşte bu ilaçlara placebo adı 
veriliyor. Ayrıca placebo, Latince'de "mutlu edeceğiz" anlamına da geliyor). 
Önceleri art rock'tan başlayan tarzları, sonradan punk ve new wave'e kaymaya 
başladı. Brian Molko'nun dikkat çeken dış görünümü de, müziklerinin yanısıra 
imajlarıyla da dikkat çekeceklerinin göstergesi gibiydi. Fierce Panda Kayıt 
Şirketi tarafından 1995'te yayınlanan single "Bruise Pristine" ile, 
müzikseverlere ilk çalışmalarını sunmanın mutluluğunu yaşadılar. "Bruise 
Pristine", Michael Stipe, Bono, David Bowie, Marilyn Manson gibi önemli 
isimlerin dikkatini çekti. Bu durum, topluluğun büyük şirketlerle anlaşma yolunu 
açtı. Deceptive Kayıt Şirketi etiketini taşıyan ve grupla aynı ismi taşıyan 1996 
çıkışlı "Placebo" albümü, ilk ticari başarıları oldu. Tabii bunda, ünlü yapımcı 
Brad Wood'un da payı büyüktü. Katıldıkları ilk büyük organizasyon, David 
Bowie'nin 50. doğumgününde sergiledikleri canlı performanstı. Konserin ardından 
albüm satışları arttı ve turneler birbirini izledi. "Nancy Boy" adlı single 
çalışması, İngiltere listelerinde 4 numaraya kadar yükselmiş, Brian Molko'nun 
marjinal görünümü, dergi kapaklarına yansımaya başlamıştı. Bir süre sonra Brian 
ve Stefan ikilisi ile Robert arasında bazı anlaşmazlıklar çıktı. Bu durumun 
gerektirdiği yeni baterist arayışı, Breed isimli toplulukta çalan ve Molko'nun 
büyük hayranlık duyduğu Steve Hewitt'in teklifi kabul etmesiyle son buldu. Steve 
ile kaydettikleri "Without You I'm Nothing" albümü, 1998 yılında raflardaki 
yerini aldı. Albümden çıkan "Pure Morning" ve "You Don't Care About Us" adlı 
çalışmalar, İngiltere listelerinin zirvesini uzun süre meşgul etti. Brian Molko, 
şarkı yazma konusundaki yeteneğini geliştirmiş, grubun başarılarının yanında 
kişisel olarak da büyük ilerleme kaydetmişti.
Placebo, Michael Stipe tarafından yapılan, Velvet 
Goldmine filminin birkaç sahnesinde yer aldı. Bu film, öncülüğünü Mark Bolan'ın 
yaptığı ve David Bowie tarafından uzun süre geçerliliğini korumuş olan glam rock 
tarzının çıkışı üzerine yapılmıştı. Son yıllarda çıkmış en iyi glam imaja sahip 
olan Placebo, bu film için gerçekten çok iyi bir seçimdi. Bu arada David Bowie 
ile olan bağları kopmadı. 1999'da İngiltere'nin en önemli müzik ödüllerinden 
biri olan Brit Awards'un töreninde aynı sahnede Trex'in "20th Century Boy"unu 
yorumladılar. O yılın yazında "Without You I'm Nothing"in yeni versiyonunu 
kaydettiler. 2000 yılının ortalarında ise "Black Market Music" adlı albümleri, 
dünyaca ünlü Virgin Kayıt Şirketi etiketiyle piyasaya çıktı. Bu albümdeki "Taste 
In Men", hem müziği, hem de sözleriyle şimşekleri üzerine çekti. Fakat bu 
tepkiler, Avrupa'dan Rusya'ya uzanan bir turnenin başarılı geçmesine engel 
olamadı. Hatta turnenin bir ayağı da Türkiye'deydi. Topluluk, ülkemizde de büyük 
ilgi gördü. Ünlü grup, 2003 yılında yine çok başarılı bir albüm sundu 
sevenlerine. "Sleeping with Ghosts" adını taşıyan albümün açılış parçası, sert 
bir enstrumental olan Bulletproof Cupid. Bu şarkıdan sonra dikkatinizi çekecek 
ilk şarkı, kesinlikle World Trade Center sonrası yazılmış Sleeping with Ghosts. 
Albümün ve Placebo'nun kariyerinin en sağlam parçalarından biri. The Bitter End, 
kesinlikle başarılı ve albümü satabilecek bir "stalker" şarkısı. Albümün ikinci 
yarısı kesinlikle daha ilginç ve eğlenceli. I'll be yours, Second Sight, Protect 
Me From What I Want ve de Centerfolds bu albümü bir bakıma kurtaran son 4 
şarkı.ve Placebo son olarak 2006 yılının ilk yarısında meds adlı stüdyo 
albümlerini piyasaya sürdü ve tüm listelerde büyük bir başarı elde etti..grup şu 
sıralar yoğun bir turne koşuşturması içinde..